Perşembe, Haziran 4

*


Radyo frekansını her zamanki kanala ayarladı. Siyah büyük tuşlu ve güzel sesler çıkaran klavyesini önüne çekti ve yazmaya başladı.
Çok çok uzun zaman sonra ilk defa müzik dinliyordu. Etraftaki takırtılar hala devam ediyordu,gözleri hala ağrıyordu ama artık daha fazla dayanamayacağını biliyordu. Sadece müziği açıp bir kaç kelime bulması yeterliydi. Ve sonunda başlamayı başardı.Uğultuları umursamayıp kendini müziğe bıraktı. Bu gerçekten uzun bir aradan sonra oldu. Uyuşturucuyu takip edip müziği bulmuş kadar heyecanlıydı. Galiba böyle yapması gerekiyordu. Eski bir tını bulup kendini saflığa bırakması kadar rahatlatan bir şey olamazdı. İşte tekrar elektrik direğindeki sesi duyabiliyordu!Galiba bundan sonra gecenin karanlığını yırtıp şafağı bulmanın huzurunu yaşayabilecekti. Yeşil deniz duvarlardan uçuyordu ne de olsa. O,bir desenden başka birşey değildi,balık sırtına çizilmiş. Fakat yine de kendine yeni bir dünya yaratabilecek gücü toplamaya başlamıştı. Bu dünya da etine batana kadar devam edecekti dönmeye. Sonra yine bir yenisi gelecekti kör acıların,sonra bir yeni bir yenisi daha...
Müzik hoparlörden odaya yayılırken kendi sesinin hoparlörden çıkana karışmasıyla
tıpatıp aynı ses tonunu çıkarabildiğini anlıyordu. O an bundan daha büyük zevk olamazdı. Rahatça hissizleşmek dedikleri buydu belki ama bu umurunda değildi. Ne kadar derine inerse insin kendini tanıyan tanımlayan birşeyler buluyordu işte. Bir fotoğraf yada bir müzik,biraz güneş ışığı yada deniz kokusu,ne olduğu hiç farketmez. Ona yaşattığı farkındalık yeter de artardı bile.
Yine böyle günlerden birisiydi. Sanırım iyi hissetmesi gerekiyordu,evet artık iyi hissedebilirdi. Neden olmasındı. Kendini bu yumuşak,sorunsuz,renksiz ama huzurlu akışa bırakmaması için bir neden kalmamıştı. Cezasını çekmişti. Şimdi sadece kendini düşünmeliydi. Son kez rüyasında görmüştü O'nu,son hesaplaşmalarını da yapmışlardı. Hem artık hayatında başka birisi vardı. Hayret verecek kadar çabuk ilerliyordu herşey. Böyle olmasına alışık değildi hiçbir zaman ama kendi elinde olmadan olaylar ilerliyor,suyunu buluyor ve olacağına varıyordu işte. Şimdi başka kapıların açılma vaktiydi. Şimdi devrim vaktiydi. İşte bu büyümekti. Yada belki rahatça hissizleşmek ama ne olursa olsun artık geçmiş diye birşey yoktu.

*Pink Floyd-Comfortably Numb eşliğinde

Hiç yorum yok: